Sürücüsüz Araçların Yaygınlaşma Süreci

Sürücüsüz Araçların Yaygınlaşma Süreci

Sürücüsüz araçların yeni bir fikir ile ortaya çıktığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. 1920’li yıllardan beri fikir olarak ortaya atılarak üzerinde düşünülüyor. Ancak bunun gerçek anlamda yapılabilmesi ancak bu günlerde mümkün hale geliyor. Sebebi ise otonom araç teknolojisinde gerekli görülen bazı teknolojik aksamların günümüzde yaygınlaşmasıdır. Örneğin GPS, yapay zeka, kamera ve sensörlerle yapay zekanın birleştirilebileceği bir arayüz oluşturulabilmesi bunlar arasında hayati bir öneme sahip.

Bir aracın sürücüsüz hareket etmesi tabi ki ilgi çekici bir olaya dönüşüyor. Bunun için ultrasonik sensörler kullanılması ve aynı zamanda bu sensörlerin kameralarla bütünleştirilmesi gerekiyordu. Buna örnek olarak hız sabitleyicisi üzerinden yapılan bir kıyaslamaya çokça rastlamaktayız. 2000’li yıllar ile beraber bazı lüks araçlarda hız sabitleyicisi özelliği büyük bir devrim olarak görülmüştü. Yüksek maliyetli bir sistem olarak üst segment araçlarda yer alıyordu. Şimdi baktığımızda ise orta segmentin tümüne yayılmış bir donanımsal özelliğe dönüştü.

Fotogtaf thenational.ae alınmıştır.

Hızla ilerleyen teknoloji sayesinde maliyetler düşüyor ve rekabetle beraber daha da önemli atılımlar yapılmaya başlanıyor. Otonom sürüş becerisi bunlardan sadece birisi olarak karşımıza çıkıyor. Yalnızca hızın arttırılması ve düşürülmesi, manevra kabiliyeti ve olası kazaları önlemesi ile biten bir sistem olduğunu söyleyemeyiz. Elde edilen verileri yapay zeka yardımıyla işleyerek sürüş deneyimini yükseltmeyi amaçlayan bir sisteme sahip.

Yapay zekanın öğrenme kapasitesinin muazzam seviyede olması ise müthiş bir sürüş deneyimini ortaya koyabiliyor. Tabi ki global olarak tartışılan konuların başında da otonom araç kazaları yer alıyor. Mesela 2018 yılının Mayıs ayında Uber tarafından kullanılan bir otonom araç yayaya çarptı. Yapılan incelemeleri sensörlerin yayayı algılamadığını ortaya koydu. Yine aynı yıl Amerika’da Tesla model bir otonom araç polis otosuna çarptı. 2018 yılı içerisinde bir diğer otonom araç kazası ise Apple tarafından geliştirilen Titan modeline arkadan başka bir araç çarptı. Burada da otoyola çıkması gerektiği halde çıkmadığı ileri sürüldü.

Fotograf campaignlive.co.uk den alınmıştır.

Otonom araçların kazaları üzerine bazı etik unsurlardan da söz etmek gerekiyor. Kaza olması muhtemel bir durumda otonom aracın yapay zekasının hızlı bir karar vermesi gerekecek. Bu kararı insan gibi panik, korku, endişe duygularına sahip olmayacağı için daha sabit bir biçimde vereceği aşikâr. Fakat etik olarak hangi tercihte bulunacağı üzerinde tartışmalar sürüyor.

Örneğin bazı çevrelere göre bir yaşlı yaya ile bir çocuk yaya arasında çarpmak için bir seçim yapacaksa yaşlı olana yönelmesi üzerine bir makine öğrenmesinin savunulduğunu görebiliyoruz. Aynı durum araç içerisindeki yolcular için de geçerli gibi duruyor. Otonom araçların teknolojik olarak üst düzey bir yapıya sahip olmalarına rağmen halen daha eksikleri olduğu düşünülüyor.

Fotograf ndependent.co.uk den alınmıştır.

Fakat üretici firmalara göre halen daha oto pilot özelliğini kullanmak %40’a varan bir biçimde güvenli sürüş sağlamakta. Oto pilot özelliği ise belirli süre aralıklarıyla direksiyona dokunmanızı zorunlu kulan, herhangi bir risk durumunda kontrolü ele alabileceğiniz bir modu kapsıyor. Bir noktada yarı otonom sürüş becerisi olarak nitelendirilebilir.

Fotograf fee.org dan alınmıştır.

Halen daha trafikte testler sürüyor ve 2020 yılı bu aşamada büyük gelişmeleri görmemize sebep olacak. Hatta 2025 yılında da trafikte otonom araç görmek hiç şaşırtıcı bir durum olarak görülmeyecek. Aksine sürücüsüz araç formatının genele vurulduğunda daha da yaygınlaşacağı kanaati hakim. Türkiye’de de UTAS müdürü tarafından yapılan bir açıklama 2050 yılında tamamıyla sürücüsüz araçların olduğu bir trafik göreceğimiz öngörüsünü sundu. Sektör olarak sürekli büyüdüğü için günden güne daha fazla otomotiv devinin bu alana yönelmesi mümkün hale geliyor. Ayrıca teknoloji devlerinin de bu alanda atılımları var. Tesla, Volvo, Toyota, BMW, Nissan, Ford, Mercedes-Benz, Audi, Honda ve Hyundai test aşamasını sürdürüyor. Ayrıca General Motors ve PSA Group bünyesindeki markalar için de bu gelişim sürüyor. Teknoloji firmaları arasında da Apple, Google, Baidu, Bosch dikkat çekiyor.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir